Deniz Kuvvetleri, çuvalcı ve işkenceci Coni’nin hizmetine sunuluyor

Barış Derneği Logo

Dün mecliste tezkerenin görüşüldüğü oturumun kayıtları tarihimize bir utanç belgesi olarak geçecektir. Dünkü oturumlarda sadece AKP temsilcileri değil, CHP ve MHP adına söz alanlar da “gemilerimizi korumak” bahanesiyle gündeme getirilen bu tezkerenin asıl amacının, ABD’yi mutlu etmek ya da ABD’ye verilmiş kimi sözleri yerine getirmek olduğunu açıkça itiraf etmişlerdir. Bir ülke ve bir halk için bundan daha utanç verici ve onur kırıcı pek az durum söz konusudur.

TBMM, 10 Şubat 2009 tarihli oturumunda hükümetin Somali karasuları ve Aden Körfezi’ne deniz gücü gönderme talebini içeren tezkereyi onayladı.

Somali karasularındaki korsanlık olayları Somali başta olmak üzere bölgenin istikrarsızlaştırılmış olmasından kaynaklanmaktadır ve bu durumun sorumlusu başta ABD ve AB olmak üzere bölgede çıkarı olan emperyalist güçlerdir. ABD kuklası General Barre’ye karşı başlayan ve 1991 yılında iktidarı ele geçiren halk isyanı, bölgedeki ABD şirketlerinin çıkarlarını tehlikeye düşürdüğü için emperyalist güçler Somali’ye müdahale etmiş ve maalesef Türkiye’nin de dahil olduğu bu “Barış Gücü” bölgede kalıcı bir felakete yol açmış, yüz binlerce insanın canına mal olmuştur. Dün bölgeyi karıştırarak bu hale getiren kimi güçlerin bugün orada “güvenlik sağlama” gerekçesi ile askeri operasyona girişmesi son derece düşündürücüdür

Barış Derneği, bu vesileyle bir kez daha ülkemizin içine çekilmek istendiği emperyalist tezgâha dikkat çekmekte ve söz konusu tezkerenin altında imzası olan hükümet ve muhalefet partilerini şiddetle protesto etmektedir.

  • AB’nin bölgede yürüttüğü Atlanta Harekâtı ve şimdi ABD komutasında başlayacak olan CTF – 151 adlı askeri harekât NATO’nun genişleme planlarından ve ABD şirketlerinin çıkarlarından ayrı düşünülemez. Bu operasyonun asıl amacı Akdeniz’de cirit atan NATO gemilerinin güneye inmesi ve Aden körfezinin bir ABD üssü haline getirilmesidir. Böylelikle ABD’nin bölgesel egemenliği sağlanmış olacak ve Somali petrol ve doğal gaz kaynaklarının işletim haklarını elinde bulunduran ABD şirketlerinin çıkarları korunmuş olacaktır. Tezkere, ülkemizi böylesi emperyalist bir planın oyuncağı konumuna düşürmektedir.
  • Türkiye’nin 1 Ocak 2009 tarihi itibarı ile başlayan BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinin AKP hükümeti eliyle ne işlere yarayacağı şimdiden anlaşılmıştır. Gazze haftalarca ateşe tutulup Filistin halkı katledilirken kılını kıpırdatmayan “uluslararası toplum” ve Güvenlik Konseyi, iş uluslararası ticaret şebekeleri olunca seferber olmaktadır. ABD istekleri doğrultusunda koşa koşa tezkere çıkartan hükümet başkanının, Davos’ta sergilediği şovun ne denli ikiyüzlü olduğu böylelikle bir kez daha görülmektedir.
  • ABD komutasında görev yapacak silahlı güç, sorgulama ve yargılama dâhil son derece geniş yetkilerle donatılmıştır. ABD ve AB askerlerinin korsan olduğu iddiasıyla tutukladığı insanlara yaptığı insanlık dışı muameleler daha şimdiden basına yansımaya başlamıştır. Avrupa’dan özel işkence uçakları kaldıran, insanları keyfi bir biçimde Guantanamo gibi işkence üslerine hapseden emperyalistlerin, benzer uygulamaları Aden Körfezi’nde de yapacakları açıktır. Bu işlerde Türk askerine maşalık görevi uygun görülmüş ve hükümet de bunu seve seve kabul etmiştir. Gençlerimiz işkenceci ve çuvalcı Coni’nin pis işleri için Aden’e gönderilmektedir.
  • Dün mecliste tezkerenin görüşüldüğü oturumun kayıtları tarihimize bir utanç belgesi olarak geçecektir. Dünkü oturumlarda sadece AKP temsilcileri değil, CHP ve MHP adına söz alanlar da “gemilerimizi korumak” bahanesiyle gündeme getirilen bu tezkerenin asıl amacının ABD’yi mutlu etmek ya da ABD’ye verilmiş kimi sözleri yerine getirmek olduğunu açıkça itiraf etmişlerdir. Bir ülke ve bir halk için bundan daha utanç verici ve onur kırıcı pek az durum söz konusudur.

Barış Derneği, bu nedenle hangi gerekçeyle olursa olsun Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke sınırlarının dışına gönderilmesine karşı çıkmakta, hali hazırda ülke dışında olan askerlerin derhal geri dönmesini talep etmektedir. Aynı nedenlerle Türkiye, NATO’dan çıkmalı, ülkemizdeki yabancı askeri üsler kapatılmalı, ABD ve İsrail başta olmak üzere emperyalist ülkelerle imzalanan bütün askeri anlaşmalar iptal edilmeli ve ülkenin imkânlarının emperyalistlere kullandırılmasına derhal son verilmelidir.

Barış Derneği, ülkemizi emperyalist politikaların oyuncağı haline getiren ve gençlerimizi emperyalist çıkarlar uğruna savaşmaya gönderen her türlü girişimle sonuna kadar mücadele edecektir.

Barış Derneği