Aydınlara, halkımıza ve askerlerimize açık çağrı...30 Ağustos 2006, Çarşamba 2006 yılı dünyamızı on beş yıldır kasıp kavuran emperyalist saldırganlığın iyice kontrolden çıktığı bir dönemin başlangıcı oldu. Dünyanın kapitalist merkezlerindeki korunaklı inlerinde oturan sermayedar efendiler, Ortadoğu'nun yoksul haklarının üstüne bombalar yağdırıyorlar. Dün sopalarla Filistinli gençlerin kollarını kıran, keskin nişancı ateşi ile çocukları öldüren İsrail devleti bugün de Lübnanlı bebekleri öldürmektedir. Dünya âlem biliyor ki bu savaş batılı emperyalistlerin planladıkları çok daha büyük bir saldırının parçasıdır. Kana susamış Avrupalı, ABD'li efendilerin ve onların yerli işbirlikçilerinin gözünde insan yaşamının, hele de bir Türkün bir Kürdün bir Arabın yaşamının hiçbir değeri yoktur. Bu vahşet tablosu karşısında ülkemizi yönetenlerin kılları kıpırdamıyor, hatta zalimden yana tavır alabilmek için bin türlü bahane uyduruyorlar. Lübnan'a Filistin'e gönderdikleri üç kuruşluk insani yardımı katillere verdikleri desteği gizlemek için kullanıyorlar. Medyanın köşe başlarını tutmuş kara vicdanlı satılmış kalemler mazlumların kanıyla beslenen bir düzeni kutsamaktan utanmıyorlar. Bu arsızlık ve onursuzluk gösterisinde varılan son nokta Lübnan'a asker gönderilmesi tasarısıdır. Hükümet bu yönde bir karar almış ve meclisi toplantıya çağırmış bulunuyor. Sözde "Barış Gücü" bölgeye daha fazla kan ve gözyaşı getirecek bir işgal kuvvetinden başka bir şey değildir. ABD, AB ve İsrail'in emperyalist çıkarlarına hizmet edecek bu silahlı işgal gücünde yer almak kendi kardeşlerimize kurşun sıkmak ya da onlara kurşun sıkılmasına destek olmak anlamına gelecektir. AKP hükümeti tüm gücü ile Lübnan'a asker gönderilmesini istemektedir, çünkü sadece maşası oldukları ABD, AB ve İsrail'in değil Türkiyeli zenginlerin, sermayedarların çıkarı da bu yöndedir. Efendilerine, halk çocuklarının kanını satarak hizmet etmektedirler. Bugün, dünyadaki savaşın adı konulmuştur. Bu savaş barbarlığa karşı insanlığın savaşıdır, kudurmuş emperyalist sürüler karşısında ezilen halkların savaşıdır, işgalci siyonistler karşısında yurtseverlerin savaşıdır, işbirlikçi vatansız zenginler karşısında yurdunu savunan emekçilerin savaşıdır, yaşamdaki tek değeri para olan vicdansızlar karşısında insanlık onurunun savaşıdır. Ve bugün bu savaşta kimsenin tarafsız kalmak gibi bir lüksü yoktur.
Not: Bildirgenin pdf dosyası için tıklayınız. |
|