Afganistan'a Asker Gönderilmeye BaşlandıYaşasın, nihayet Türkiye "Büyük Ortadoğu" için kolları sıvadı, üzerine düşenin küçük bir bölümünü üstlenmeyi göze aldı! NATO'ya bağlı ISAF'a (Uluslararası Güvenlik ve Yardım Kuvveti) altı ay süreyle komuta etmek üzere Afganistan'a asker gönderildi. 11 Eylül sonrasında ABD'nin "düşmanı ininde" ve "harekete geçmeden" yok etme stratejisi uyarınca Afganistan'ı işgal etmesinin ardından ülkede taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmadı. Ama ne yazık ki teröristlerin kökü kazınamadığı gibi CIA yetiştirmesi büyük terörist başı Usame Bin Laden'den de hala haber alınamadı. Ama görev yerine getirildi ve önce Afganistan, sonra da Irak işgal edildi. Kafkaslar ve Orta Asya'da eski Sovyet Cumhuriyetlerini de içeren "Büyük Ortadoğu" ABD'nin sopası, askeri müdahalesi ve fiili işgali sayesinde fiili olarak kurulmakta. Türk askeri Afganistan'da dokuz bin askere komuta edecek ve ardından komuta İtalya'ya geçecek. Bu arada Afganistan sivil valiliği görevini aslan sosyal demokratlardan Hikmet Çetin yürütüyor. Türkiye 11 Şubat'tan sonra Afganistan'da hem sivil hem de askeri yönetimi üstlenmiş olacak. Bu Afganistan'ı bir "gayya kuyusu"na çeviren uzun erimli bir projenin yeni bir adımını oluşturuyor. Bu proje Afganistan'ı insansız bir çöle, salt bir "stratejik" alana dönüştürürken Türk askerini de başka bir ülke toprağında emperyalizmin polisi haline sokuyor. Askerimiz komuta kademesinde olsa da olmasa da yine bir emperyalist ordunun hizmetine, başka bir ülkenin, bir komşu ülkenin toprağına gönderiliyor. Ölmeye ve öldürmeye... Unutulmaması gereken bunun bir NATO operasyonu olduğudur. NATO ABD'dir AB'dir. ISAF NATO'ya bağlı bir askeri güçtür ve denildiği gibi "NATO'nun Afganistan'daki harekatta başarılı olmaktan başka bir seçeneği yoktur." Denildiği gibi emperyalizm bir bütündür; Ortadoğu'da giriştiği operasyon Afganistanıyla, Gürcistanıyla, Irağıyla, Türkiyesiyle farklı yönleri olan bir bütündür. NATO ve ABD Ortadoğu'ya ya da dünyanın başka bir yerine barış ve güvenlik getiremez. Emperyalizm açısından izlenen bir "kriz yönetimi" politikasıdır; yapılmak istenen sürekli kriz koşullarında bölgede sürekli olarak denetimi elde tutmaktır. Türk askeri bu çirkin ve kapsamlı projenin ucuz pazarlıklar sonucu ileri sürülen bir piyonu konumundadır. Afganistan'a gidiş böyledir. İncirlik üssünün daha kapsamlı kullanımı için yapılan pazarlıklar ortadadır. Emperyalizmle yapılacak böyle pazarlıklarla elde edilecek hiçbir şey yoktur. Türkiye ya emperyalizme direnecek, ya da onun kanlı oyunlarının oyuncağı, emperyalist senaryoların piyonu olmayı sürdürecektir. Biz Barış Derneği olarak bölgede ve dünyada barışın emperyalizmle pazarlık yaparak değil, onu ortadan kaldırarak elde edileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin duyarlı insanlarını, yurtseverleri, savaş karşıtlarını bu utanca ortak olmamaya çağırıyoruz. Mehmetçik Afganistan'a gitmemelidir Orada ve başka yerlerde ölmeye ve öldürmeye daha önce gitmiş olanlar da derhal geri dönmelidir Barış Derneği
|
|