Dr. Muhammed Faris Irak direnişini anlattı

Muhammed Faris

Irak'taki işgale karşı savaşan yurtsever direnişin önemli unsurlarından olan Irak Komünist Partisi - Halkın Birliği temsilcisi Dr. Muhammed Faris, Irak'ta sürdürülen yurtsever direnişi birinci elden anlattı.
Barış Derneği ve Dünya Barış Konseyi tarafından düzenlenen Ortadoğu Barış Konferansı'na katılmak için İstanbul'da bulunan Faris, dün akşam Kadıköy'deki Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, Türkiye'deki yurtseverlere Irak direnişinin yapısı, örgütlenişi ve siyasi programı hakkında önemli bilgiler aktardı.
Dr. Faris'in anlattıkları, Irak'taki işgal karşıtı direnişe özel bir önem atfeden soL'un konuya dair haber ve değerlendirmelerini de doğrular nitelikteydi.
Moderatörlüğünü Murat Papuç'un yaptığı, Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite üyesi ve gazeteci Gamze Erbil'in de konuşmacı olarak katıldığı paneli coşkulu bir kalabalık izledi.
Direnişin gelişimi ve geldiği nokta hakkında bilgi veren Irak Komünist Partisi Halkın Birliği üyesi Muhammed Faris, ilk olarak Irak Komünist Partisi'nin (IKP) oldukça köklü bir parti olduğunu, tüm etnik ve dini gruplardan Iraklıları kapsadığını vurguladı. Faris, İşgalin ardından IKP yöneticilerinin işgali destekleme kararı aldığını, işgalcilerin de bunun karşılığında geçici hükümette IKP'ye yer verdiğini söyledi.

Yurtseverler, İslamcılar, komünistler; işgale karşı el ele...
Partideki yurtsever ve devrimci komünistlerin partiyi işbirlikçilere bırakmama kararı alarak 2002'de Irak Komünist Partisi - Halkın Birliği'ni kurduklarını kaydeden Faris, yeni oluşumun direnişin bir parçası olarak halkla ilişkilere ve direnişin propagandasına ağırlık verdiğini belirtti. Direniş güçlerinin bir cephe altında birleşmesi için büyük çaba harcadıklarını söyleyen Faris, bunda başarılı oldukları ve üç ay önce Irak Ulusal İslam Yurtsever Cephesi'ni kurduklarını söyledi. Faris, bu cephenin içinde Baas Partisi, Irak Komünist Partisi Halkın Birliği, Kürdistan Özgürlük ve Adalet Partisi, İslam Âlimleri Birliği, İşgale karşı Aydınlar Birliği ve İşgale Karşı Aşiretler Birliği'nin yer aldığını ifade etti.
Muhammed Faris, direnişin programının işgalcileri Irak'tan kovmak, işgalin yol açtığı zararlar için tazminat ödenmesi, kukla hükümetin imzaladığı anlaşmaların iptali, işgalin sona ermesinin ardından ulusal bir hükümet kurulması ve ulusal bir anayasa hazırlanması gibi maddeler içerdiğini dile getirdi.
Faris, direnişe katılan kuzey Irak'taki Kürdistan Özgürlük ve Adalet Partisi'nin Irak'ta toprak bütünlüğünü savunan bir parti olduğunu, işbirlikçi Kürdistan Yurtseverler Birliği ve Kürdistan Demokrat Partisi'nin Kürtlere ve Irak'a ihanet ettiklerini düşündüğünü söyledi.

İşgalden önce Baas Partisi'yle görüştüler
Baas Partisi'nin işgalden dört ay önce düzenlediği ve 12 gün süren toplantılarda kendileriyle ve diğer muhalif örgütlerle görüştüğünü kaydeden Faris, o dönemde silahlı mücadelenin geliştirilmesi amacıyla verilen askeri eğitimin direnişe büyük katkısı olduğunu belirtti. İşgal öncesinde orduda görevli askerlerin işgalin ardından üniformalarını çıkartarak direnişe katıldığını söyleyen Faris, komünistlerin direniş içinde büyük saygınlığa sahip olduğunu ifade etti.
Emperyalistler tarafından yönlendirilen El Kaide'yle hiçbir bağlantıları olmadığını vurgulayan Faris, Irak'ta ABD, İran ve İsrail tarafından desteklenen üç farklı El Kaide olduğunu, bu üç örgütün direnişi karalamayı ve iç savaş ortamı yaratmayı amaçladığını söyledi. Faris, İsrail'in Kuzey Irak'taki varlığını giderek güçlendiğini de ifade etti.
Muhammed Faris, Irak direnişinin Sovyetler Birliği'nin olmadığı bir dönemde ortaya çıkması nedeniyle "yetim doğduğunu" belirterek, direnişin kendi olanaklarıyla yoluna devam ettiğini ve dış desteğe ihtiyaç duymadığını ifade etti. ABD'nin 3,5 yılda Irak'ta 10 yılda Vietnam'da kaybettiği sayıda asker kaybı yaşadığını hatırlatan Faris, direnişin kayıplarının az olduğunu, buna karşılık sivil kayıpların sanılandan çok daha fazla olduğunu kaydetti. Üstelik ABD kayıplarının da resmi olarak açıklanan kayıplar olduğu, Blackwater gibi savaş taşeronlarının çalıştırdığı, sahipsiz askerlerin Irak'ta gömüldüğü ve sayıları hakkında bir bilgi bulunmadığını da kaydetti.
Şii lider Mukteda el Sadr'a bağlı Mehdi Ordusu'nun ulusal direniş açısından hayal kırıklığı olduğunu ve akademisyenlerle bilim insanlarını öldürdüğünü ifade eden Muhammed Faris, Baas Partisi'nin ise işgalin ardından baskıcı politikalarından uzaklaşarak samimi bir şekilde direnişin öncülüğünü yaptığını vurguladı.

Türkiye solunun Irak işgaline karşı çıkışı onurlu bir davranıştı
Irak'ta işgalin ardından demokratik, laik ve çok partili bir sistem kurmayı amaçladıklarını söyleyen Faris, bu süreçte ekonomi politikalarının nasıl belirleneceğini seçimlerde halkın belirleyeceğini vurguladı. Irak Komünist Partisi Halkın Birliği'nin sosyalizm programı doğrultusunda çalışacağını belirten Faris, partinin marksist leninist bir çizgide olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin kuzey Irak'a yönelik operasyonunu, Irak'ın toprak bütünlüğünü tehdit etmesi nedeniyle kınadıklarını belirten Faris, işgalden sonra Türkiye'nin Irak'a asker göndermesini engelleyen yurtseverlerin ve solcuların bu onurlu davranışını büyük bir başarı olarak gördüklerini ve unutmayacaklarını söyledi. Türkiye'deki solculardan en büyük beklentilerinin direnişi günlük olarak kamuoyuna anlatmaları olduğunu söyleyen Faris, kendisini dinleyen yoldaşlarına teşekkür etmenin anlamsız olduğunu, komünistlerin birbirlerine ancak enternasyonalist dayanışma duygularını iletebileceklerini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.
(soL, 18 Ocak 2008, sayı: 610)